Türlerin Yok Olma Nedenleri

Hayvan türleri,genellikle değişen koşullara uyum sağlayamadıkları için yok olmaktadır.1600'lü yıllardan sonra yok olan türlerin oranında,dünya genelinde hızlı bir artış gözlenmektedir.Günümüzde yabani hayvanlar iki sorunla karşı karşıyadır.Birincisi yaşam alanlarının azlığı,ikincisi ise insan müdahelesi.Yabani hayvanlara karşı yapılan yer kapma savaşını,genellikle;insanoğlu kazanır.

not: 65 milyon yıl önce dinazorların yok olmasıyla memeliler ve kuşlar kara avcılığı rolünü üstlendiler.Uçamayan bir kuş olan Diatryma,büyük ve ürkütücü görünüme sahipti.Smilodon aslan büyüklüğünde kılıç dişli bir kediydi.İkisininde nesli tükenmiş ve daha etkili yırtıcılarla yer değiştirmiştir.

NESLİN DOĞAL OLARAK YOK OLMASI

Bazen yokoluş ani iklim değişiklikleri,besin kaynaklarının azalması veya aynı tür yaşam biçimine sahip türler arasındaki rekabet gibi doğal etkenlerden kaynaklanır.Bu faktörlerden herhangi biri ya da kombinasyonu yok oluşa sebep olabilir.Bilim adamları,geçmişte yaşanan toplu yok oluşlara dair kanıtlar bulmuşlardır.Bunların en çok bilineni 65 milyon yıl önce dinozorların ve dev
deniz sürüngenlerinin yok oluşudur.


not: Hawai silversword bitkisi aç koyun ve keçiler nedeniyle risk altındadır.Bitkiyi yalnızca yerli böcekler tozlaştırabilmektedir
ama bu böcekler de yeni böcek türleriyle giriştiği rekabet nedeniyle zor durumdadır.









Hayvan nufüsü doğal bir çevrim içinde iniş ve çıkışlar gösterirl.Herhangi bir av hayvanı türü (örneğin;yaban sıçanı) nufüsü artarken veya azalırken;avcıların (örneğin;tilki) nufüsuda buna bağlı olarak artar veya azalır.Bol besin olduğunda yabani sıçan sayısında bir patlama olur.Yabani sıçan nüfusunun fazlalılığı tilkiler için daha fazla besin anlamına gelir.Yaban sıçanı nüfusunun
çok fazla artması ile yiyecek kaynakları yetersiz hale gelir ve yaban sıçanları yeni yiyecek bulmak için göç eder.

AVLANAN İNSANLAR VE YOK OLUŞ

Yaklaşık iki milyon yıl önce insanoğlu yeni bir güçlü yırtıcı olarak tarih sahnesindeki yerini aldı.Taş Devri'nin tarih öncesi avcıları bile toplu avlar yapabiliyorlardı,örneğin;bizon ve vahşi at sürülerini uçurumdan aşağı sürüyorlardı.Tarih öncesi insanlar beslenmek amacıyla avlanıyorlardı ve nadiren yiyebileceklerinden daha fazla hayvan avlıyorlardı.Ancak;insanların adalara varışı yıkıma yol açacaktı.Maoriler tarafından avlanan Yeni Zelanda dev moa kuşunun nesli tükendi.

İNSANLAR VE HAYVANLAR

Sayıca çoğalan insanlar bazı hayvanları ehlileştirmeye ve diğerlerini kovalamaya başladı.Eti ve derisi için veya spor amaçlı bazı hayvanları avladılar.Avrupalı krallar ormanda oluşturdukları avlanma parklarında zevk için geyik ve yaban domuzu avlıyorlardı. 1800'lerden itibaren barutlu silahlar,tuzaklar ve zehirler ile çok fazla sayıda yabani hayvan avlanmaya başlandı.Tarım alanı ve hayvan çiftliği olarak daha fazla alanın kullanılmasıyla zararlı ve tehlikeli görülen yabani hayvanlar öldürüldü.Çiftçiler,evcilleştirilmiş hayvanları avlayacak korkusuylkaplanlara,şahinlere
,vahşi kedilere,tilkilere ve kurtlara karşı savaş açarak onları vurdular,zehirlediler yada yakaladılar.

NESLİ TÜKENEN KUŞLAR


















Dodo ve dev auk insan avcılarının kurbanı olmuştur.Dodo bir ada kuşuydu ve ada türleri yeni gelenlere karşı savunmasızdı. Dev auk moda kurbanı olmuştu.Auk tüyleri,yok olmak üzere olan pufla kuşunun tüyleri yerine yatak takımlarında kullanıyordu.Pufla kuşu hayatta kalmayı başarmış ama auk nesli yok olmuştur..

Uçamayan bir koş olan Dodo,Hint okyanusu Mauritus adasında yaşamaktaydı.1500'lü yıllarda adaya gelen denizciler kolaylıkla avlanabilen hantal kuşla karşılaştılar.Gemilerle adaya gelen kediler ve fareler dodoları,yavruları ve yumurtaları yediler.100 yıldan daha kısa bir süren bir zaman diliminin sonunda,geriye kemikler ve içi doldurulmuş bir örnek kaldı.Aynı kaderi,kuzey denizlerinin pengueni olan uçamayan kuş Auk'ta paylaştı.İnsanlar tarafından öldürülmeden önce (eti ve yağı,daha sonra tüyleri için) Auk'ların çok az düşmanı vardı.Birçok deniz kuşu gibi dev auklarda büyük gruplar halinde yuva yapmaktaydı.Gemiler teker teker bütün yuvalara yöneliyor ve kuşların hepsi öldürülüyordu.1844'e kadar iki kuş ve bir yumurta kalmıştı.İzlandalı iki balıkçı son auk çiftini öldürdü ve yumurtayı kırdı.

KURTLARIN KADERİ

Kurtlar,çiftçiler tarafından koyunlar ve sığırları öldürmekle suçlanıyordu.Avrupa'da sayıları iyice azalan kurtlar İspanya,Balkanlar ve İtalya'da yaşamaktadır.Kurtlar bir zamanlar Kuzey Amerika'da bol miktarda bulunuyordu.Ancak;vahşice vurulan ve zehirlenen
kurtların sayısı iyice azalmıştı.1800'lerde Great Plains'de (Büyük Düzlükler) küçük bir grup yaşıyordu.Avcılar yemlerde etkili bir zehir olan striknin kullanıyordu.Bu zehir yemi yiyen çakal,tilki,ayı,vahşi kedi,kartal ve kargalarında içinde yer aldığı birçok hayvanı öldürmüştü.Ayrıca;suya karışan ve otlara bulaşan zehir atları,bizonları ve antilopları da öldürmüştü.


not: İnsan zulmüne maruz kalan kurtlar yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir.Bir zamanlar oldukça yaygın olan akıllı ve uyum becerisine sahip bu yırtıcıların günümüz
dağılımları büyük oranda azalmıştır.Avlanma ve zehirlenme nedeniyle birçok alt kurt türünün nesli tükenmiştir.Bugün sınırlı sayıda vahşi kurt Kuzey Amerika'da ve hatta Avrupa'da yaşamaktadır.

KAPLANLARI KORUMAK


Kaplanlar özel alanlarda başarı ile çiftleştirilmektedir.Ancak;doğada varlıklarını sürdürüp sürdüremeyecekleri belirsizdir.Avlanmak için geniş yabani alanlara ihtiyaç duyarlar ama doğal ortamları tehdit altındadır.Beslenebilecek avlar bulsalar bile kaçak avcılar tarafından avlanarak (derisi ve geleneksel asya eczacılığında kullanımı nedeniyle) öldürülme tehdidiyle karşı karşıyadırlar.





Eskiden sekiz kaplan alt türü bulunuyordu.Bali,Hazar ve Cava kaplanları 1940'lı ve 80'li yıllar arasında yok oldular.Sibirya, Sumatran,Hindu,Çin ve Güney Çin kaplanlarının sayısı son derece azalmıştır ve bugün Hindistan'da yaşayan Bengal kaplanı sayısı ise yalnızca 5 bindir.
Beğendin mi?

1 Yorum to "Türlerin Yok Olma Nedenleri"

Adsız Says :
16 Ocak 2011 23:29

beğendim ama çok uzun başka bir yerde buldum o daha iyiiii

Yorum Gönder

Yorum Eklerken Dikkat Etmeniz Gereken Küçük Hususlar

- Kaba ithamlarda bulunmamak
- Hakaret etmemek
- Yorum yazma sırasında başka kaynaklardan alıntılar eklerken uzun olmamasına dikkat etmek
- Yorumlarda reklam yapmamak